• Bu görüntüye tıklayarak kitlesel fonlama kampanyamızı destekleyin ve birlikte Avrupa'da Uygur kültürünü savunalım!

Uygur kültürünü Avrupa’da yaşatalım!

Bir ekip, bir proje, bir bağış kampanyası

Avrupa Uygur Enstitüsü (IODE) ekibi bu para toplama etkinliğini organize ediyor.

Biz kimiz?

Paris ve Fransa'nın farkli bölgelerinde, on yıl süren ortak deneyimin bir araya getirdiği, birden fazla kökenli (Uygur ve Avrupalı) bir ekibiz.

Bizler: sosyal bilim araştırmacıları, bilgisayar bilimcileri, öğretmenler, iş dünyasında girişimciler, catering ve hizmet sektöründe çalışanlar olarak bu projede gönüllü olarak yer alıyoruz. Gücümüz, sosyal çevremizde ve becerilerimizdeki çeşitlilikte yatıyor.

Ne istiyoruz?

Paris’te Uygur Avrupa Enstitüsü’nün (IODE) açılmasını sağlamak için desteğinize ihtiyacımız var!

On yıllık göçebe dernek deneyimimizden sonra, faaliyetlerimizi mümkün olan en iyi koşullarda ve uzun vadede sürdürebileceğimiz sabit bir mekân aramaya karar verdik.

Hedefimiz, Fransa ve Avrupa'da Uygur kültürünü korumak için tamamen kapsayıcı, seküler ve bu amaca sıkı şekilde bağlı bir yapı oluşturmaktır.

İlişkisel değerlerimizi koruyarak, esas olarak gönüllüler tarafından yürütülen ve Uygur kültürünü keşfetmek ve korunmasına katılmak isteyen herkese açık bir yer olacaktır.

Neden bugün Uygur Enstitüsünü kurmak istiyoruz?

Uygurlar, büyük bir bölgede yaşayan, büyüklüğü Fransa, Almanya, İspanya ve Büyük Britanya'nınkilere eşit olan, Türkçe konuşan Orta Asya halkıdır!

18. yüzyılda Çin'e bağlanan bu bölge, Türk-Moğol, Slav, Çin ve Hint-Avrupa medeniyetlerinin kavşağındadır. 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti, bugüne kadar devam eden büyük bir sömürgecilik süreci başlatarak bu bölgenin kontrolünü ele geçirdi.
Uzun yıllardır, saldırıların ve baskıların hedefi olan Uygur kültürü ve dili,
özellikle 2016'dan beri, daha önce benzeri görülmemiş bir baskı altındadır.

Nitekim, insan haklarına saygılı birçok akademisyen ve dernek (A. Zenz 2017-2019; İnsan Hakları İzleme Örgütü 2019; BM 2019), Uygur Bölgesi’nde, Çin makamlarının en az 1,5 milyon Uygur'u hiçbir yargılama olmadan, kapattıkları kampları kınadılar.

Durum böyle iken, Uygur ve Avrupa halkları arasında bağ oluşturacak (bağlayacak!) öyle bir yapı bulmamız elzemdi ki, hem kendi kültürlerinin zenginliğini yaşayabilsinler hem de başkalarıyla paylaşabilsinler. Daha açık bir şekilde, yaş, kimlik veya milliyete bakılmaksızın herkesin erişebileceği kültürel, eğitici, sanatsal ve entelektüel toplantılar için bir platform oluşturmak istiyoruz.

Enstitümüz Uygur kültürünün ve dilinin korunmasına, tanıtımına ve geliştirilmesine büyük önem vermektedir: şu anda 15 milyonu aşkın Uygur mevcut iken ve, bunların yaklaşık beşte biri dünyaya yayılmış iken, bin yıllık Uygur kültürü, tıpkı üç farklı alfabeyle yazılmış nadir dillerden biri olan Uygur dili gibi hâlâ çok canlı!

Neden Paris’te ?

Paris'i IODE'nin merkezi olarak seçtik, çünkü son on yılda, Oğuz Derneğinin (Fransa'daki Uygur öğrencileri birliği) kültürel ve akademik faaliyetleri sayesinde Fransa, akademik dünyada Uygur kültürünü sunma açısından en dinamik ülke oldu. Uygurca çalışmaların keşfedildiğini vurgulayan sempozyumlar, kültürel festivaller ve (Batı dilindeki tek yayın olan) Regard sur les Uïghour -es dergisinin yayınlanması sayesinde, Paris; Uygur akademik etkinliklerinin başkenti haline gelmiştir.

Son on yılda, Fransa'daki Uygurlar, Fransız üniversitelerindeki kültürel etkinlikleriyle diasporada öncü bir rol oynadı. Bu on yıllık tecrübe ile ağlarımız kuruldu ve tanınırlık kazanıldı, ve Enstitünün Paris’te olması gerektiği açıkça ortaya çıktı.

Yine de, ekibimiz Fransa'da ve diğer Avrupa ülkelerinde (Belçika, Almanya, Hollanda, İtalya vb.) yıllarca yaşamış olan üyelerden oluştuğundan dolayı, orta vadede, bizimle aynı değerleri paylaşan diğer Avrupa ülkelerinde kurulmuş olan Uygur ve Uygur olmayan derneklerle de bağlantı kurmayı umuyoruz.

Bu yerden kim yararlanabilecek?

Bu yerin ilk yararlanıcıları diasporadaki çocuklar ve gençler olacak.

Derneğimiz, üç yıldır, Paris'teki Uygur çocuklarına ana dil dersleri veriyor, bu çok başarılı bir aktivite oldu, zira Uygur kültürünü öğrenmeye odaklanan yeni bir kurs da açtık. Dört öğretmenin azimle çalışması ve motive olmuş bir yönetim ekibi sayesinde, şu anda 3 ila 8 yaşları arasındaki 20 çocuk için haftalık Uygurca dil ve kültür dersleri veriyoruz. Şu an için, bu kurslar Ulusal Oryantal Diller ve Kültürler Enstitüsü (Inalco) tarafından derneğe ödünç verilen iki sınıfta düzenlenmektedir.

Bu çocuklara uzun vadede eşlik edebilmek için, onları, kendilerini rahat hissedecekleri bir mekânda ağırlamak istiyoruz: Her çocuk gibi gürültü yapabilecekleri, şarkı söyleyebilecekleri, resimlerini duvarlara asabilecekleri, yoğun şekilde çalıştıktan sonra bir çay molasında keyiflenecekleri bir mekân...

Uygur Enstitüsünde ne olacak?

Gelecekteki mekanımızı Orta Asya'nın çay evleri gibi sıcak bir buluşma yeri ve muhabbet ortamı olarak düşündük.

Örneğin, bir çay odası, çalışma masalarının bulunduğu açık erişim kütüphanesi ve birinci katta veya bodrum katında yer alan çok amaçlı bir oda oluşturabileceğimiz, iki katlı bir alan arıyoruz.

Derneğimizi bugüne kadar bu kadar başarılı kılan etkinlikleri düzenlemeye devam edebilmek için, bu çok amaçlı salon, güne ve programa bağlı olarak bir sınıfa, sanat galerisine veya konser salonuna dönüştürülecek.

Derneğimizin kuruluşundan bu yana, resim sergilerinden geleneksel müzik konserlerine, bilimsel konferanslardan ve gastronomik festivallere kadar onlarca etkinlik düzenledik.

Gelecekteki yerimizde, genç ve yaşlılar için haftalık Uygurca dil kursları, Uygur şarkı ve dans dersleri, haklarını savunmak isteyen Uygur kadınlarına destek veren yasal ve idari bir ofis ekleyerek devam etmek istiyoruz. İşte bu nedenle, bu yer, çocuklara, gençlere ve yetişkinlere fayda sağlayacaktır.

Kollektif üyelerimizin farklı deneyimleri sayesinde, mekanın atmosferini güne ve saate göre değişen, kuşakların dostça paylaşımlar için bir araya gelebileceği bir yer yapmak istiyoruz.

Kollektifimizin taahhütleri nelerdir?

Enstitümüzün kapsayıcı değerleri yansıtmasını ve tüm diğer kültürler gibi, kendi kültürü ve ana diline bağlı, açık fikirli, hoşgörülü bir neslin oluşumuna katkıda bulunmasını istiyoruz. Bu nedenle, laiklik, kapsayıcılık, dayanışma ve ayrica politik ve felsefi tarafsızlık ilkelerine saygı duymaya kendimizi adadık.

Çay salonu ve belirli ücretli etkinliklerin (konserler gibi) düzenlenmesiyle elde edilen gelirler yalnızca enstitümüzün düzgün çalışmasına katkıda bulunmak için kullanılacaktır. Kira ve diğer işletme maliyetlerine ek olarak, amaç öğretmenlere ve ayrıca çay salonu ve resepsiyon alanında çalışanlara maddi katkı sağlamaktır.

Bunların dışında kolektifimiz faaliyetlerini kesinlikle kar amacı gütmeyen bir şekilde sürdürmeyi ve değerlerimize ve yükümlülüklerimize aykırı çalışan kurum ve kuruluşların yardımını reddetmeyi taahhüt eder.

Tahmini bütçe :

Bir halkın hayatta kalması için, mirasının korunmasına ve nesilden nesile aktarılması gerektiğine inanmış kişiler olarak, size sesleniyoruz: Canla başla çalıştığımız bu projemizi hayata geçirebilmemiz için bağışlarınıza ihtiyacımız var.

Meşhur Uygur atasözünün söylediği gibi:

“ Damlaya Damlaya göl olur / tama tama köl tolar “.

Katkılarınızla bize yardımcı olun ve birkaç ay sonra Enstitüde çayımızı tadarken, hem yeni insanlarla tanışın hem de Uygur kültürü hakkında daha fazla bilgi edinme fırsatını yakalayın.

Köptin-köp rehmet !

Çok teşekkürler!

! كۆپتىن ـ كۆپ رەھمەت

көптин ـ көп рәһмәт !

Merci beaucoup!

Temas

E-posta: contact (at) uyghur-institute (dot) org
Sekreterya: +33 (0) 7.69.37.61.11
Adres: yakında